Taze, çünkü bu hikaye bir bebeğin başından geçiyor. Evet; hala yaşanıyor ve yazılıyor... Üzücü aynı zamanda... Neyse ki ara sıra üzüntülerin ağırlığından sıyrılan sevinç çığlıkları, sosyal medya aracılığıyla ta bize kadar ulaşıyor. İşte o sevinç anlarında anne ve babasını duyar gibi oluyoruz biz de... İçimiz ferahlıyor; günümüz şenleniyor; çok seviniyoruz...
İsmi "Anka"... Adını aldığı efsane kuşun gerçek hayattaki izdüşümü O... Müthiş bir mücadele sergiliyor küçücük bedeniyle. Anka, üç gün önce dokuzuncu terapisini tamamladı. Ve o güzel yüzünde eşsiz bir gülümseme vardı.
Tüm acı gerçekliğiyle yaşanan hikayede, Anka'nın anne ve babasının sergilediği savaş ve direniş apayrı eminim. Empati sınırlarım yıkılıyor ve yok oluyor çoğu zaman onları düşündükçe... Bu güzel aileye sağlam ve güçlü bir duruş temenni ediyorum tekrar. Ben ve benim gibi çok sayıda insan, web ağlarımızla sarıp sarmalıyoruz acı karışmış hayatlarını. Kişisel hesaplarımız ve profillerimiz sayesinde onları yalnız bırakmamaya gayret ediyoruz; destek olmaya özen gösteriyoruz. Anka'nın önünde üç kematerapi daha var. Bu güzel bebek, doğduğu andan itibaren her ay kemoterapi gördü zira...
Hikayenin bugününü önce anlattım. Yarınında da Anka'nın tamamen iyileştiği haberini alacağım; biliyorum. Ve bizimle paylaştığı hikayesinin mutlu sonunu hep birlikte kutlayacağız; hayal ediyorum... Hayal etmekten de mutlu oluyorum; çünkü etrafında iyilikle büyüyen bir bebek, geleceğin dünyası için çok büyük bir kazanımdır zannımca. Zira kötülük, o uğursuz kollarını her yere uzatıyor. Anka'nın yaşam mücadelesine bile uzandı sinsice. Aileyi, insanları yanıltmakla suçladı bir iki kendini bilmez. Ama gereken cevabı aldılar hepimizden. Baktığımda ortadan yok olmuşlardı.
Bütün bunlar sanal dünyada gerçekleşiyor elbette. Keza Anka'yı da bu sanal dünyada tanıdım ben tüm gerçekliğiyle. Doğduktan bir ay sonra başlayan zorlu yaşam mücadelesini de bu dünyadan, beyaz ekranın hemen gerisinden takip ettim nefessiz. Resmini gördüğümle birlikte boşalan gözyaşlarımı ve akşam vakti dindiremediğim hıçkırıklarımı hiç unutmuyorum. O günden sonra yaşamıma kazındı adeta bu küçük kız. Geçirdiği her kemoterapide ben de sarsılıyorum. Ameliyatlarını düşündükçe içim içimden gidiyor. Ben, kendinden büyük acılara direnen bu minik kuşu çok seviyorum. Onun için ve hasta tüm bebekler için her gece dua ediyorum. Ailelerin vicdan sahibi ve iyi kalpli insanlarca sarmalanmasını diliyorum. Bu günlerde en geçer akçe "iyilik" artık sanırım.
Anka için bkz.
facebook.com
Anka Bebek Destek Sayfası

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder